"Enter"a basıp içeriğe geçin

Garip Apartman Camii

Bugün hafta sonu tatilimi geçirmek üzere gittiğim Balçova Termal yolu üzerinde garip bir tablo ile karşılaştım. Sıradan 3 katlı bir apartman üzerine minare yapılmış, apartmanın giriş katında da Mescit tabelası vardı. Sanırım birinci kat mescit olarak kullanılıyor fakat üstteki 2 daire tamamen evdi ve çatı katında da minare mevcut, görünümü ise bir camiiyi andırıyor.


Çekim bana aittir.

Tabiiki ibadet güzel ve gerekli bir şey fakat seyrimin devamında güzel bir camii olan ismini yanlış hatırlamıyorsam Uğur Cami bulunuyordu ve sanırım bu mescid ile yürüyerek aralarında en fazla 15 dakika vardır.
Kişisel görüşüm yatılan, kalkılan, özgür bir şekilde yaşanılan bir evin üstünde, altında bir ibadethane olmaması yönünde. Çünkü hak verirsiniz ki Cami veya Mescid, Müslümanlar için kutsal bir yerdir.

Peki bir ibadethane nasıl olmalıdır?
Önce mimariden başlanması gerek, bir apartmana gelişi güzel minare koymak ile iş bitmiyor, güzel bir cinali minera, subasman, avlular, şadırvan, merpen, pencereler, mahfel, maksure, mükbire, son cemaat alanı, revak, istinare, şerefe, alem, türbe, döşeme, ayakkabılık, minbe, mihrap, vaaz kürsüsü, sütunlar, ağaçlar, parmaklıklar, mermerler, çiniler son olarak da ahşap ve kesme taşlar. Bunlar bir caminin olmazsa olmazı gereksinimleri. Mimaride dört farklı tarzdan bahsedebiliriz; Osmanlı Mimarisi, Selçuklu Mimarisi, Osmanlı & Selçuklu Mimarisi karışımı ve Modern Mimari.
Örneğin Osmanlı Cami Mimarisinde, ki buna en büyük örnek Mescid-i Nebevi’dir. Kıbleye oranla sol tarafta Hz. Muhammed’in odaları bulunurken, arka kısımda ise hurma ağaçlarından yapılan fakir öğrenciler için bir alan bulunur. Avluyu çevreleyen sütunlar vardır. Cami yapımında temel alınan ve kesinlikle değiştirilemez bazı unsurlar mevcuttur, Mekke’den gelen çizgiyi dik bir açı ile kesiştiren bir duvar bulunur. Bu duvarda mihrap, namaz kılınırken cemaatin nereye doğru duracağını gösteren bir yapıdadır. Mimaride; namaza durulan kapalı yere şahın veya haremsaray, yanlarda ise giriş duvarında daha yüksekte olan sekilere sofa, kıble tarafını gösteren mihrap önündeki yüksekliğe seki denir. Bazı camilerde ise galeriler mevcuttur. Bu kısımlar kadınların veya padişahların namaz kılmaları için ayrılır. Genellikle farklı bir girişleri vardır. Cami içerisinden görünemeyecek şekilde kafesle kapatılır. Geniş alanlarda imamın görülmesi için yüksek yere ise müezzin mahfili denir.


Kulşerif Camii (Kaynak)

Yani özet olarak Camilerde dış mimarı genelde revaklı olarak tasarlanır, müminlerin namaz kılmaya teşvik edilmesi gerekir. Bu şekilde bir apartman dairesinde ibadet edilmesi güç olacaktır. Tabi bu yer bir farklı bir amaca hizmet ediyorsa orası bilinemez fakat ibadethanelerin geneli bu şekildedir. Caminin girişinde bulunan ve geç gelenler için namaza ayrılan kısma son bölüm dnir. Abdest almak için yapılan bölüme ise şadırvan. Camideki en önemli yapı minaredir. Minare, kürsünün üzerinde yükselir ve kürsü ile gövde arasında kalan kısma ise pabuç denir. Yani çatıya konacak bir şey değildir.

Son olarak ilk Camiinin Hz. Muhammed’in evi olduğu ve Camiilerin bu ev biçimine göre tasarlandığı söylenir.